Hayata Dair

Hiç Her şeyi Bırakıp Gitmek İstemez misiniz?

her şeyi bırakıp gitmek

Bugün işten çıkarken yanıma bakmak istediğim her şeyi toparladım, işte yetişmeyenler evde organize edilecekti, ama ne oldu ? elektirik kesintisi.

İşler planlandığı gibi gitmeyince biraz canım sıkılıyor, çünkü boşa geçen vakte çok tahammülüm yok, bugünün bize dayattığı döngüye evet, bende kapıldım, her zaman bir şeylere yetişmem gerekiyor ve o döngüde aksiliklere yer yok. B planı yazımı hatırlar mısınız, hatırlamıyorsanız bir göz atın derim, evet B planlarına her zaman çok ihtiyacımız var çünkü maalesef hem iş hayatında hem de özel hayatımızda her şey planlandığı gibi gitmiyor.

Ben bu plansızca boşa çıkan vaktimi telefonumun ve laptopumun ışığında size bu yazıyı hazırlayarak geçirmeyi tercih ettim.  Bu arada kuşburnu çayı yaparken, kuşburnu kavanozundan yine plansızca çıkan tarçın çubuklarından  ( onları oraya kim koydu) bir tanesini de çaya ekledim, umarım tadı güzel olur.

Bugün size ‘Hiç her şeyi bırakıp gitmek istemez misiniz’ diye sormak istedim. Bu ilham da yine hafta sonu izlediğim ‘İki Aşk Arasında filminden geldi.

Ben bunu bazı dönemlerde daha çok, bazı dönemlerde daha az ama en nihayetinde sıklıkla istiyorum.

Bir anda her şeyi bırakıp gitmek, bambaşka bir yere, belki 15 gün, belki 1 ay, belki daha fazla, ama kesinlikle 15 günden daha az değil…

Bu o kadar büyük bir lüks ki… Ben yaklaşık 10 sene önce bu lüksü yaşadım ve tarif edilemeyecek kadar güzel bir duygu olduğunu söyleyebilirim.

Mezun olduktan sonra Londra’ya gittim ve şehirde tek kişiyi bile tanımıyordum, her şey yeniden başladı.

Kendimle ilgili sevmediğim özellikleri kimse bilmiyordu, geçmişimi kimse bilmiyordu, herkes ancak benim kendimi onlara tanıttığım ölçüde  beni tanıyabilirdi, sevmediğim, düşünmek istemediğim her şey İstanbul’da kalmıştı ve geri döneceğim bile belli değildi.

Önümde sadece keşfedeceğim bir şehir ve yeni tanışacağım insanlar, yeniden oluşturacağım bir hayat vardı, bu o kadar iyi geldi ki… Sizinde böyle bir şansınız varsa mutlaka yapın derim.   Yurtdışı olması şart değil, şehir değiştirmek bile bazen iyi gelebilir.

Bu arada şimdi bir yudum aldım, tarçın kuşburnu fena olmamış…

Ama ne oldu  ? ben orada 4,5 sene kaldım ve aslında mekanın çok da önemli olmadığının farkına vardım, mekanlar değişebilir ama ben değişmediğim sürece aynı korkular, güvensizlikler , stresler benimle gelmediyse bile zaman içerisinde yeniden  oluştular.

O yüzden bir yerlere gitmeyi, yeni başlangıçlar yapmayı çare olarak görmeyin derim. Sevmediğiniz ne varsa sizinle veya çevrenizle ilgili, onları değiştirmeye bakın, siz değişmedikçe onlar yeniden doğacaklar.

Bu yazıyı okuyan herkese çok teşekkür ederim, hayatı benimle paylaştığnız için teşekkürler.

Zeynep

You Might Also Like

2 Comments

  • Reply
    Cocobolniho
    Aralık 3, 2015 at 10:41 am

    Evet bir yerlere kısa süreli gitmek çok güzel arada reset atmak gerekiyor. Ne kadar da doğru söylemişsin zeynepçim… Nereye gidersek gidelim kendimizi götürüyoruz yanımızda ve bir süre sonra rutine dönünce yine kendimizle başbaşa kalıyoruz. Önsmli olan büyümek, aynı kalmamak, hatalardan ders almak ve nasıl daha mutlu olurumj keşfetmeye çıkmak:))) seviyorum seni. Ne kadar iyi birşey yaptın, yazdıklarını okumak iyi geliyor

    • Reply
      zeynep
      Aralık 3, 2015 at 5:15 pm

      Canııım, bunları senden duyunca gözlerim parlıyor, xxx

    Leave a Reply